5.11.2011

YENİDEN BAŞLAMAK...

          Uzun zaman yazmayınca yeniden başlamak hep çok zor geliyor. Bazen bakıyorum bloga, ne yazsam bilemiyorum.Türkiye'de olan üzücü olaylar açıkcası yazma isteğimi köreltti...
          Eylül ayında Türkiye'yi ziyarete gitmiştik ve çok güzel zaman geçirdik, gidiş-dönüş tarihimiz biraz zamansızdı ama dönünce herşeyi yerli yerine koyabildik. Benim için garip bir duyguydu; bir yandan vaktin çok çabuk geçtiğini düşünüp üzülüyordum ama bir yandan da bir an önce dönmek istiyordum. Galiba burada artık ayrı bir hayatımız olduğuna alışmışım. Bakalım bir daha ne zaman gideceğim Türkiye'ye. Şöyle bir gelecek 2 seneye baktığım  zaman biraz zor gözüküyor sanki. Ama artık sıra bizimkilerde :) Düşünüyorum da elimde fırsat olsa maddi ve zaman bakımından, her 3-4 ayda bir gidermiydim? 15 saatlik yolculuğu düşününce... hmm biraz zor.
        Portland'a dönünce ilk işimiz Johnny'mizi almaktı ancak kafamızı yastığa koyar koymaz uyumuşuz, ancak ertesi gün uyanabildik :) Johnny'i almaya giderken çok heyecanlıydım, ya bize küsmüşse ya bizi istmezse diye. Ama tabii ki yanılmışım :) benim yaramaz oğlum yanında kaldığı aileye 1 ay boyunca resmen çektirmiş! Kaldığı odayı mahvetmiş, halıları yemiş, tuvalet alışkanlığı olduğu halde her tarafa tuvaletini yapmış! Herşeyi resmen inadına yapmış çünkü eve geldiğimizde melek gibiydi :)

Fazla rahatlıktan bayılarak uyuyan Johnny :))

           Neyse şimdi eski düzenimize girdik.Okul+bale+ev üçlüsü içinde gidip geliyorum. Biz Türkiye'den döndükten sonra olan şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum ve yeter artık diyorum! Herkes ne kadar vatan için dese de , ben bu hükümetin ve koyun milletin artık hiçbirşeyi hak ettiğine inanmıyorum! Ayrıca Van'daki depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diliyorum.
           Bu arada burada da soğuklar başladı. Kar hasreti çeken bir İstanbul'lu olarak ( hakiki kar ama! :) bakalım bu sene mesut olabilecek miyim? Amerika'ya geldiğim kış Virginia'da istemediğim kadar kar görmüştüm ama geçen sene burda bir iki kere yağdı sonra eridi hemen. Benden haberler bu kadar, umarım yakın zamanda tekrar burada olurum :)

2 yorum:

  1. Tavşanlar öyle Gözdecim, benimki de 1.5 yaşında hatta Johnny'e çok benziyor :) Yanında olmadığımda herkese dünyayı dar ediyor ama benim yanımda hiçbir yere tuvaletini yapmaz ve hep sevdirir kendini! Seni ayrıca tebrik ediyorum herkes bir heves alıyor sonra ya çiftliklere ya sokağa ya başkasına bırakıyor hayvanlarını. Sen de uzun zamandır bakıyorsun bu çok güzel bir şey :) Zaten tavşanımı bir kere sevince bütün olumsuzluklar uçuyor kafamdan! Umarım ikimizin de tavşileri uzuun ömürlü olur, sevgiyle kal!

    YanıtlaSil
  2. Seninde tavşanın olmasına çok sevindim! :) Kedi, köpek, kuş beslemiştim ama tavşanların bu kadar muhteşem varlıklar olduğunu açıkcası bilmiyordum... Seninkini de çook öpüp, mıncıklıyorum! :)

    YanıtlaSil