30.09.2010

GÜLE GÜLE CHARLOTTESVİLLE, GÜLE GÜLE DOĞU YAKASI...

                                                                            Evimiz

Yarın 8 ay önce geldiğim Charlottesville'den ayrılıyoruz. Son on gündür taşınmanın stresiyle bu konuyla ilgili birşey yazmak istememiştim. Ama şimdi gidiyoruz ve Charlottesville bir güle güleyi hak ediyor. Amerika'da ilk geldiğim yer olması nedeniyle benim için özel olacak bir yer, evlendiğim,ilk eşyalarımız aldığımız, ilk evimizi kiraladığımız yer...
10 gün boyunca arabaya nasıl sığacağız,onu vermesek mi bunu mu versek diye diye eşyaların çoğunu sattık. Bu akşam arabayı yerleştirdik neyse ki ucu ucuna sığdık :) Vancouver, Washington 'a gidiyoruz. 4 ya da 5 gün boyunca araba yolculuğu yapacağız. Bakalım yeni yer nasıl olacak. Taşındığımızı duyan JJ'in akrabaları " ooo çok uzak, nasıl alışıcaksınız?"  falan gibi sorular soruyorlar. Bende gülüyorum, ülkemi bırakıp buraya gelmişim, Vancouver'a gitmek mi uzak gelecek allah aşkına :)

                                                                    Doğudan batıya :)

Oturacağımız yer Washington ile Oregon eyaletinin sınırında. Portland'a sadece 20 dk uzaklıkta. Burdan farklı olarak daha yağmur alan ve biraz daha soğuk bir yer. Amerika'ya gelince ilk fark ettiğim şey çok yeşil olduğu olmuştu. Her yerde parklar, ormanlar. Şehire uzaktan baktığında ormanın içinden fışkırıyormuş gibi sanki. Bu yaz Portland ve Vancouver'a gittik. Orası buradan daha da yeşil! Daha çok çam ağaçları var, sanki gövdeleri sonsuzluğa uzanıyorcasına yüksek. Bu kadar yeşili görünce, İstanbul gibi bir şehirde hiç ağaç olmadan yaşadığımıza çok üzüldüm. Genel olarak da zaten bina yapmaya meğilli ve sürekli ağaç kesen bir ülke olduğumuza da üzüldüm. Neyse oraya gidince bol bol etrafın fotoğraflarını çekerim. Bir daha ki internet olduğu durakta görüşmek üzere.... :)

28.09.2010

DAR PAÇA KARGO PANTOLONDAN FENALIK GELDİ!


İlk olarak Jessica Alba'da gördüğüm, daha sonra nerdeyse herkesin altında olan bu pantolondan nefret ettim. Yakışan yakışmayan herkes giyiyor. Bir kere dar paça kargo pantolonu bence sadece zayıf olanlar giymeli. Öyle totosu biraz büyük olan kimseler (misal ben :)) giymesin kardeşim. Zaten dıştan cepli şeyler büyük olan şeyi daha da büyütüyor. Yakışan yakışmayan örnekler aşağıda...

                                                                     Khloe Kardashian


                                                                    Leighton Meester


                                                                           Rihanna


                                                                     Vanessa Hudgens


                                                                  

DUDAKLARDA TURUNCU VE NUDE TRENDİ



Podyumlardan gördüğümüze göre, önümüzdeki bahar dudakları turuncu ve nude tonlarla göreceğiz. Nude zaten çok kullanılan bir ton ancak turuncu için biraz cesaret lazım gibi :)

24.09.2010

DORIAN GRAY


Dün,JJ ile ne izlesek ne izlesek internette bakınırken gözümüze geçen sene vizyona girmiş bir film olan "Dorian Gray" çarptı. Trailerını izleyince dikkatimizi çekti ve başladık izlemeye. Oscar Wilde'ın Dorian Gray'in Portresi adlı romanından uyarlanan bir film. Bu hikaye zaten önceden de 1945 yılında sinemaya uyarlanmış. Romanın konusu kısaca şöyle;
Romanın kahramanı Dorian Gray çok yakışıklı genç bir adamdır. Dorian'ın hayranı olan ressam Basil Hallward, onun güzelliğinden çok etkilenir ve sanatında yeni bir akım oluşturduğuna inanır. Basil'in evinin bahçesinde, Dorian Basil'in arkadaşı Lord Henry Wotton ile tanışır ve onun dünya görüşünden adeta büyülenir. Lord Henry, hayatta en önemli değerlerin zevk ve güzellik olduğunu düşünür ve Hazcılık üzerine kurulu bu düşüncelerini Dorian'a anlatır. Dorian bunun üstüne güzelliğini bir gün yitireceğini fark eder ve ağlayarak onun yerine Basil'in çizdiği resminin yaşlanmasını ne kadar çok istediğini dile getirir. Dorian'ın bu dileği gerçekleşir. Portresi işlediği her günahın izini taşımak üzere işaretlenir ve bu günahların her biri portresinde kusur veya yaşlanma belirtisi olarak yer alır.
Ancak, romanı okumadım o yüzden roman ile film hakkındaki farklılıkları okuyanlara bırakıyorum. Ben genel olarak filmi beğendim. Filmde Dorian Gray'i, The Chronicles of Narnia'da prens Caspian'ı canlandıran "Ben Barnes" canlandırıyor. Lord Henry'i ise Colin Firth. Film Londra'da geçiyor ve genel olarak karanlık bir atmosfer içeriyor.Filmde yağmurlu havasında başka Londra'yla alakalı birşey göremiyoruz. Daha çok partiler,yemek sahneleri,kısacası zevk düşkünü Dorian'nın nasıl zıvanadan çıktığını görüyoruz :) Dört dörtlük bir film diyemeyeceğim ancak güzel vakit geçirtti bize. Aşağıya trailerını koyuyorum merak edenlere...




21.09.2010

MODADA 70'Lİ YILLARIN ESİNTİSİ

Chloe


 Elie Tahari


 
Ferragamo




Moda da 80'ler hariç bütün yılları seviyorum,özellikle 70'ler. Moda olanı giymek gibi bir takıntım olmadığı için çok önemsemiyorum ama önümüzdeki kış ve baharda 70'li yıllar geri dönüyor. Hippieler, ortadan ayrık saçlar,bol paça pantolonlar en sevdiğim şeyler. En son ortaokulda bol paça bir pantolon almıştım atlas pasajından, üstelik mordu :) zevkle giymiştim. 


Aksesuarlardaki püsküller de 70'lerin bir parçası. Çantaları, ayakkabıları bir kaç senedir görüyoruz zaten. İşte birkaç örnek.






18.09.2010

SONBAHAR İÇİN YENİ ÇANTAM FOREVER 21'DEN



Kadınların vazgeçilmez aksesuarlardan biri çanta. Tabii ki benim de :) Yani sınırsız param olsa her alışverişe çıktığımda bir çanta ile eve dönebilirim. Allah genelde saatlerce bakmakla yetinmeyi de biliyorum. Bu çantayı Forever 21 den aldım. Yumuşacık bir derisi var,rengi çok güzel bir kahve. Kahverengi bir çantam daha var ama bu benim için daha kullanışlı olacak gibi. Bir çok gözünün olması sebebiyle, çantada saatlerce telefon ve anahtar gibi şeyleri aramayacağım. Çantanın iki sapı var. Aşağıda iki sapı ile de fotoğrafları var.


 

Biraz önce Forever 21 in internet sitesine bakıyordum da, görmediğim bir sürü yeni çanta gördüm. Hala gözüm çantalarda yani :) http://www.forever21.com/default.asp adresinden sizde bakabilirsiniz. Türkiye'ye gönderim yapıyorlar. Ben bu mağazanın aksesuarlarını çok seviyorum; çanta,takı,taçlar çok hoş. Diğer ürünlerinin pek memnun olduğumu söyleyemem. Ama sadece 2 tshirt aldım diğerlerini bilemem.

16.09.2010

NICOLE RICHIE'NİN SONBAHAR FAVORİLERİ


Takip ettiğim ve sevdiğim sitelerden "whowhatwear" Nicole Richie'yi konuk editör yapmış. İşte sonbahar için seçtiği parçalar.

13.09.2010

POLİNA SEMİONOVA'NIN BAŞARISI KİTAP OLDU


Sonunda balerin Polina Semionova'nın Gerhard Haase-Hindernberg tarafından yazılan (biyografi) kitabı sadece Almanya'da ve almanca olarak çıktı :(   Umarım yakın zamanda ingilizceye de çevrilir...  Kendisinin röportajı ve kitapla ilgili söyledikleri için  http://www.theballetbag.com/2010/07/09/polina-semionova-interview/
Ayrıca yine bugün haberim oldu ki, 19 eylül'de "Dans Platform İstanbul"  etkinlikleri altında İstanbul'da olacakmış :(( Orada olup görebilmeyi çok isterdim.
Polina Semionova, 1984 Moskova doğumlu ve şu anda Berlin State Opera'da baş balerin. Bolşoy bale okulunda öğrenim görmüş, birçok bale yarışmasında ödüller kazanmıştır. 18 yaşında Vladimir Malakhov'dan davet alarak Berlin operasına katılmış ve Berlin operası tarihindeki en geç baş balerin ünvanını almıştır. Bu arada Vladimir Malakhov ilk önce kordoya katılmasını teklif etmiş ancak Polina bunu kabul etmeyince, peşini bırakmamış ve solist olarak teklif götürmüş. Fındıkkıran, Uyuyan güzel, Kuğu gölü, Giselle, Onegin, Manon oynadığı bazı bale eserleri. Ayrıca Vladimir Malakhov, Polina için Cinderella balesinin koreograflığını yaptı.
 İşte Polina Semionova'dan fotoğraflar...





12.09.2010

GWEN STEFANI PARFÜM KOLEKSİYONU


Gwen Stefani, 2006 yılında çıkardığı Harajuku Lovers parfümlerinin yeni "Wicked style" koleksiyonunu tanıtırken. Geçen gün Sears da ilk çıkan koleksiyonundan denedim fena değil. Epey kalıcıydı. Şişelerine bayılıyorum çok şirin. Parfümüm bitince almayı düşünebilirim.


Bu arada Gwen Stefani'nin saçlarına ve elbisesinin renklerine bayıldım. Yalnız biraz riskli bir model olduğunu düşünüyorum. Göğüs altından hemen kabarık olduğu için kilolu ve üst bedenin boyunu kısa gösterebilir. Ki kendisi gayet zayıf olduğu için böyle bir sorun gözükmemiş :)


11.09.2010






Bu akşam tv de gezinirken lotr rastladık ve tabii ki yeniden izlemeye koyulduk. İzlemişken aklıma geldi Livciğim ne yapıyor bu aralar diye :) Baktım ki Chanel Soho butik'in yeniden açılışında gözükmüş kendisi. Başkasında olsa yüzüne bile bakmayacağım bir kıyafet bu.... Ben maskülen tarzı hiç sevmiyorum o yüzden. Yoksa kendisine yakışmış. Saçları kendi halinde, doğal. Bazılarının özensiz dediği bir halde, ki ben öyle görmüyorum.Hmm... belki de biraz torpil geçmiş olabilirim :)

AMERİKAN FUTBOLLU BİR CUMARTESİ

Bugün hiç anlamadığım ve saçma bulduğum amerikan futbolunu sahada izleme şansı buldum. Her ne kadar oynayanlar 12 yaş olsa da, en azından oyunun saçmalığı kanıtlanmış oldu :) ee o zaman niye gittin diye sorabilirsiniz tabii. Geçen haftadan söz verdiğimiz için, JJ'in kardeşi Haley'yi izlemeye gittik. Kendisi cheerleading (pon pon kız) grubunda ve ortaokula gittiği için gösterileri pek de bizim bildiğimiz gibi değil. Onlar filmlerden gördüğümüz gibi daha çok dans etmek yerine sloganlar söyleyip takımı destekliyorlar.
Cheerleading de asıl rekabet liselerde başlıyor. Geçenlerde tv'de yarışmalarına denk geldim de gerçekten çok iyi gruplar var. Herhalde okulu Amerika'da okumuş olsaydım kesin onların arasında olurdum :)
Neyse asıl konu, amerikan futbolunun kurallarını bilmem o yüzden bu konuda çok birşey söyleyemiyeceğim ama hakemin saniyede bir düdük çalıp oyunu durdurmasından fenalık geldi izlerken. Bu da yetmezmiş gibi gölge yeri olmayan tribünlerde yandık,kavrulduk resmen. ( JJ benden beyaz olduğu için kıpkırmızı bir suratla yanımda oturuyor şu anda :) Neyse yine de Haley'i mutlu ettik. İşte birkaç fotoğraf.







Not: Türkiyemi Dünya Basketbol Şampiyonasında finale çıktığı için kutluyorum. Bugün izleyemedik ama yarın amerikaya karşı kazandığımızda (inşallah), türk bayrağı assak bizi linç ederler mi acaba?? :)

8.09.2010

GLEE SEASON 2 PREMIERE PARTY





Dün yapılan 2 sezonun partisinde en çok Dianna Argon ile Jayma Mays i beğendim. Özellikle de Dianna Argon'un zerafetine hayran kaldım. Sizce de öyle değil mi?




Dizinin bir diğer oyuncusu Lea Michele in kıyafetini ise beğenmedim. Koltuk döşeme kumaşından yapılmış gibi duruyor bence. Tabii zevk onun zevki :) Elbisenin tek beğendiğim yanı rengi oldu.

4.09.2010

HOŞÇAKAL NEHİR...

Dört beş ay önce internette tesadüfen bir blogla karşılaştım. Bu blog, sadece üç yaşında olan ve Neuroblastoma ile mücadele eden Nehir'in annesi Zeynep hanımın yazdığı bir blogtu. Bütün yazıları baştan sona kadar okudum, onların ailece mücadele etmelerini, minik Nehir'in hastalığa karşı kocaman bir insan gibi karşı koymasını... Zeynep hanım adım adım her yaşadığını bloga aktarıyordu.
Bugün günlük yaptığım blog göz gezdirmelerimi yaparken, yine Nehir'den yeni bir haber var mı diye blogu açtım...
Minik Nehir ne yazık ki bu akşam hayata veda etmiş...... Şu anda o kadar üzgünüm ki anlatamam, tamamen şok olmuş durumdayım. Daha sadece 3 yaşında ailesinin bir tanesi Nehir artık cennete....
Hayatta insanın başına ne geleceği hiç belli olmuyor, blogu okurken Zeynep hanımın bir sözü çok dikkatimi çekmişti;
"16 ay süt verdiğim, sadece organik beslediğim, free range bulamadığım için tavuğun tadını bilmeyen, meyve suyu değil de meyveyi yedirdiğim, süt bilmemneymiş diye sadece yoğurt verdiğim, Nehir'imde nasıl olur da kanser olur!"

Tabii ki isyan değil bu, sadece bir annenin üzüntüsünü dile getirişi....




Güle güle Nehir.....

1.09.2010

KIRMIZI HALIDA KIRMIZI TUVALET









2010 Venedik Film Festivali, Natalie Portman'ın yeni filmi Black Swan'ın premieri ile açıldı. Natalie Portman'ın kırmızı halı görüntülerini paylaşmadan geçemedim. Kırmızı halıda "kırmızı" bir tuvalet giyerek riske girmiş olsa da benim gözümü yormadı. Makyajı, saçları her zamanki gibi sade ve zarif. Tek sevmediğim şey elindeki Dior çantası oldu.