6.09.2015

YENI KESFIMIZ



Lake Oswego her daim gittigimiz, Can'in da benimde is yerlerimizin oldugu bir yer. Evimize 15-20 dk uzaklikta.Gecen gun Soren ile babamizi ogle arasinda ziyarete gidelim dedik. Can is yerinin hemen yanindaki bir parkta ogle yemeklerimizi yemegi teklif etti ve hemen yola koyulduk. O kadar guzel bir park ki, bayildim! Neden daha once fark edip de gelmemisiz anlamadim. Parkin adi 'George  Rogers park'. O gun havaninda guzel olmasiyla belki de gozume daha guzel gozuktu. Iste golden manzaralar...





2.09.2015

SAC RENGI

Gecen haftasonu uzun zamandir (hamile oldugumu ogrendigimden beri) boyamadagim saclarimi boyadim. Aslinda kuaforde boyatmak istiyordum, fakat yaz basindan beri cok yogun bir kepek problemi yasiyorum. Daha once hic bu kadar yogun olmamisti. Stress kaynakli bir dokuntu gibi daha cok... Neyse iste bu yuzden biraz iyilesmesini beklemek istedim. Yine kizila dondum. Bu sefer daha koyu bir kizil istedim. Daha 2012-13' deki halimi bilmeyenler icin foto hatirlatmasi yapayim.



Ilk boyadigimdaki hali






Sacimi ilk boyadigimda (yukaridaki hali) acma islemi yapmistim. Ama sadece 1 defa yaptim bu islemi. Sonrasinda normal marketlerde satilan kutu boyalarla boyamistim. Bu sefer saclarim , eski rengi olan koyu kahverengiye donmus olmasina ragmen acma islemi yapmak istemedim. Dedigim gibi daha koyu olsun istedigim icin, Garnier Olia 'Medium Garnet Red' rengine boyadim.



Boyadiktan sonraki hali :)



1.09.2015

SON GUNLERDE



Agustos ayinin neredeyse sonuna geldigimize inanamiyorum. Hangi ara gecti koca yaz? Gerci benim icin iyi, bir an once gecsin de en sevdigim mevsime gecis yapalim. Agustos ayi benim icin yogun bir aydi. Resmi olarak ikinci okulum olan 'Academy of Ballet & Dance Arts' da ise basladim. Hayirlisi olsun bakalim :) 4 gunluk bale kampi ogreterek baslangic yaptim. Sonbahar doneminde  Sali ve Persembe gunleri ogretecegim. Internet sitesine goz atmak isterseniz buyrun linki:
Diger yandan tatil olan haftasonlarimiz guzel bir sekilde degerlendirmeye calisiyoruz. Gezmekten cok yemek yemege odakliyiz aslinda. Cunku Temmuz sonundan beri diet yapiyoruz kari-koca. Haftasonlari bizim serbest gunumuz. Hal boyle olunca haftasonunu dort gozle bekliyoruz :) Gecen hafta sonu Cannon Beach'e gittik. Pacific City maceramiz gibi husranla sonuclamadi cok sukur. Epey sicak bir hava ile karsilastik. Fakat Oregon'un dogusu ve Washington eyaletinde cuma gununden baslayan orman yanginlari sonucu, cok yogun bir yanik kokusu ve duman vardi :( Yine de beach cok kalabalikti. araba icin epey bir sure park yeri aradik. Gunun bir kismini orada gecirdikten sonra evimize geri donduk.


Kalabalik dedigimiz hal budur :)











30.08.2015

BASLIKSIZ

4 Gundur yazdigim yaziyi hala yayinlayamadim... Evet tam 4 gun. Yazi tam da, cektigim fotograflari telefonumdan laptopa aktaramadim bir turlu! Zamansizlik mi desem, tembellik mi bilemedim. Gelecek ama merak etmeyin :) Bu arada kafamda binbir turlu dusunceler...Kucuk dunyali, sig goruslu insanlari izliyoruz, muhatap olmak zorunda kaliyoruz, sinirleniyoruz... Yorgunluk, arada kafa atmasi ve depresif dusunceler... Dolunay sanirim hepsi senin yuzunden. Eylul ayi zor gececekmis. Vallahi ben astrologlarin yalancisiyim :) Yasayalim, gorelim, dusuncelerimizi paylasalim bloglarda, sosyal medyada...

3.08.2015

OREGON SAHILINE SOREN ILE ILK GEZI

Cumartesi gunu hem buradaki sicaklardan kacmak adina, hem de son tatil olan cumartesimizi degerlendirmek uzere Oregon kiyisina dogru yol alalim dedik. Her sene mutlaka 1-2 kez gidiyoruz, ancak Soren ile birlikte hic kismet olmamisti. Bu vesile ile onun da ilk gezisi olacakti.
Sahil- kiyi dedigime aldanip akliniza bizim sahillerimiz gelmesin. Pasifik okyanusu kiyisi ozellikle de kuzeybati kismi, oyle yuzup gunesleneceginiz tarzda bir yer degil. Upuzun kumsal, dalgali acik okyanus ve tabii ki alabildigine yesil...






Su buz gibi, hava (agustos ayinda) 15-20 derece civari ve genelde surekli sizi serseme ceviren bir ruzgar var. Biz genel olarak cok seviyoruz. Temiz hava ohh miss :) Ama her gidisimizde ister istemez bir hayal kirikligina ugradigimiz kesin. Bence genel olarak butun turkler ayni hisler icerisinde bizimle. Soyle ki ; yaz ayindayiz , sahile gidelim diyoruz. Biliyoruz okyanusa giremeyecegiz, mayo-bikini yok, sicaklik yok, ama bilinc altimizda hep Ege'nin-Akdeniz'in sicak sahilleri... Ama nerdee... Burnumuz aka aka, sacimiz basimiz ruzgardan dagilmis vaziyette geri donuyoruz :))
Neyse bu Cumartesi de Portland 38-39 derece olacagi icin, dedigim gibi kendimizi sahile attik. Pacific City diye bir yere gittik. O kadar kalabalikti ki araba icin  sahilin cok gerisinde bir  yer bulduk. Ama ne yazik ki park ettigimiz yerden sahile kadar yuruyemedik bile!! Soguk havadan, deli gibi esen ruzgardan ve ucusan kumlardan Soren'i nasil koruyacagimiz bilemedik :)) Orada sahile inmeden bir kac fotograf cektik,

                                                  Ruzgardan ve soguktan soka giren anne!



                                                         Soktan cikip poz veren anne :)



Daha sonra arabamiza binip etrafi kesfederken, ileride daha bos bir sahil bulduk. Hemen park edip kendimizi disari attik. Soren de arabanin icinden ciktigi icin cok mutlu oldu. Orada biraz vakit gecirip, donus icin yola koyulduk. Boylece Soren'in ilk Pasifik kiyisi ziyareti de gerceklesmis oldu.















31.07.2015

Yine Yeniden...

    Bu kacinci yenidenim bilmiyorum ama, 31 Temmuz 2015 itibari ile bloguma tekrar donus yapmis bulunuyorum :) Ez son yazi yazali 1,5 sene olmus. 2013'u  bitirip, 2014'e umutla baslarken veda etmisim blog dunyasina. Blog dunyasina derken takip ettigim bloglari okumayi birakmis degilim tabii.
    2014 benim icin cook guzel ve hic unutmayacagim bir yil oldu. Ocak ayinin sonunda ilk defa annem ve babam Amerika'ya bizi ziyarete geldiler. Sanirim 20 gun kadar kaldilar. ( Tarihe not: Gitme zamanlari geldiginde Portland'da cok kar vardi. ) Yila bu sekilde guzel devam ederken, Nisan 1'de saka gibi ama saka olmayan yilin en guzel haberlerinden birini aldim. Hala oluyordum!!
Daha bunun sevinci ve sokunu atlatamadan, tam 15 gun sonra hayatimizi kokten degistirecek en guzel haberi ogrendik. 4  haftalik hamileydim!!
    Yilin geri kalanini  tahmin edersiniz, ruyada gibi 9 ay nasil gecti anlamadik. Cok sukur cok saglikli bir hamilelik gecirdim. 36. haftama kadar calismaya devam ettim. Belki hamilelik hakkinda hatirladiklarimdan olusan bir yazi daha sonra yazabilirim. Aralik 19'da hayatimizin anlami, oglumuzu Soren'i dunyaya getirdim. "Zaman nasil geciyor anlamiyorsun"  deniyor ya, bence iki turlu; hakikaten 7 ay nasil gecti anlamadim, ama bir yandan da gecmedi sanki :)
    Bir diger guzel olay: Haziran sonu neredeyse 4 yilin ardinda Turkiye'ye gitme firsati bulduk. Ee tabii bebegi de gormek isteyenler var. 3 hafta sonrasinda evimi yani Portland'i arar oldum. Her ne kadar sevdiklerinle beraber olsan da insan evini ozluyor...
    Simdi hayat kaldigi yerden devam ediyor. Bloga geri donmek guzel. Bundan sonra Soren ile birlikte yazilarimiza devam edecegiz umarim :)
    Sevgiyle kalin...
          Gozde







Not: Fotoda Soren 4 aylik.